Beyninizi Yeniden Programlayın – Anksiyeteye son (Videolu)

Kişisel Gelişim 10 Ara 2024

Video Yazımın en sonunda. İyi seyirler

 

Anksiyete, kelimenin tam anlamıyla, gelecekteki bir durumu zihninizde olabilecek en kötü senaryolarla tasarlamanızdan kaynaklanır. Bu tasarımlar, beyninizde bir alarm mekanizmasını tetikler ve vücudunuzun “tehlike” sinyalleri göndermesine neden olur. Ama şunu unutmamalıyız: Endişe, bir refleks değil, bir alışkanlık. Ve alışkanlıklar değiştirilebilir.

Eğer kendinizi sürekli “Ya şöyle olursa, ya böyle olursa?” gibi felaket senaryoları üretirken buluyorsanız, bu düşüncelerin sizi ele geçirmesine izin verdiğinizde kontrolü kaybetmeye başlarsınız. Sonuçta endişeler büyür, vücut tepki verir ve kendinizi bir çıkmazın içinde hissedersiniz. İşte burada yapmanız gereken çok etkili bir müdahale var: Düşüncelerinizi anında durdurmak.

Nasıl mı?
Geriye doğru sayarak: 5-4-3-2-1. Bu yöntem sadece dikkatinizi mevcut durumdan başka bir noktaya çekmekle kalmaz, aynı zamanda beyninizi yeni bir odak noktasına taşır. Ama sadece saymak yeterli değildir; zihninize yeni bir düşünce eklemelisiniz.

Örneğin:
“Ya her şey yolunda giderse? Ya bu korktuğum şey aslında bir fırsata dönüşürse? Ya bindiğim uçak, türbülansa rağmen güvenle yere inerse? Ya hayal ettiğimden daha güçlü bir şekilde bu durumun üstesinden gelirsem?”

Bu düşüncelerle, zihninizdeki o “felaket tellallığı” yapan sesle tartışmanız mümkün değildir. Çünkü pozitif bir ihtimalin varlığı, beyninizde denge yaratır. Böylece vücudunuzdaki alarm sistemleri yavaşlar, kalp atışınız düzene girer ve o yoğun kaygı hissi azalmaya başlar.

Ancak bu kadarla sınırlı kalmayın. Bu anlarda kendinize şunu da söyleyebilirsiniz:

  • “Bu an geçici.”
  • “Ben bununla başa çıkabilirim.”
  • “Daha önce de zor durumlarla başa çıktım, yine yapabilirim.”

Her biri basit gibi görünse de, bu cümleler zihninizde güçlü bir yankı oluşturur. Çünkü beynimiz, ona söylediğimiz şeyleri gerçekleştirme eğilimindedir. Eğer zihninizi “Geçecek” düşüncesine odaklarsanız, anın yükü hafifler.

Bunun yanında, anksiyeteyi yönetmenin bir diğer önemli kısmı farkındalıktır. Kendinizi endişeli bir düşünce girdabında bulduğunuzda, durup düşünün: Bu düşünce şu an beni nasıl etkiliyor?

Çünkü çoğu zaman, endişelerimiz gelecekte bir yerde gerçekleşme ihtimali olan ama şu anda var olmayan durumlarla ilgilidir. Yani anksiyete, şimdiyi değil, bir illüzyonu yaşatır. Bu farkındalık bile başlı başına rahatlatıcı olabilir.

Son olarak, unutmamalıyız ki, anksiyeteyi tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmayabilir, ama onu yönetmek bizim elimizde. Endişe sizi kontrol etmek yerine, siz ona yön verebilirsiniz. Her ne zaman kontrolü kaybediyor gibi hissederseniz, geri sayımı yapın: 5-4-3-2-1. Düşüncenizi değiştirin, bir umut cümlesi ekleyin ve kendinize inanın. Çünkü güçlü bir zihin, en büyük kaygıyı bile aşabilir.